İzmir Milli Kütüphane, zengin koleksiyonundaki 61 nadir eseri, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen "Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri" sergisi aracılığıyla Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde sergilemeye başladı.
Serginin açılışı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nın Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürlüğü ile İzmir Milli Kütüphane’nin ortak çalışmasıyla gerçekleştirildi. Açılış etkinliğine, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı avukat Ulvi Puğ, Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya ile akademisyenler, kültür insanları ve çok sayıda İzmirli katıldı.
Dr. Serhan Kemal Saygı, İzmir Milli Kütüphane’nin yaklaşık iki milyon kitabı, dört bine yakın süreli yayını ve 3 bin 500 cilde yaklaşan el yazmasıyla sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de önemli kültürel miraslarından biri olduğunu ifade etti. Saygı, “Bu sergi, kütüphanemizin yüzyıllardır biriktirdiği entelektüel hafızayı tüm İzmirlilere sunarak bu değerli mirası topluma ait bir varlık haline getirmek amacıyla hazırlandı. Her bir eser, insanlığın öğrenme isteğinin ve zamana karşı direnişinin birer örneğidir. Hafızanın korunması, onun yaşamasını ve paylaşılmasını sağlıyor,” dedi.
Serginin danışmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya ise, İzmir’in kültürel açıdan önemli bir gün yaşadığını belirterek, serginin, kentin hafıza kurumlarını daha yakından tanımak isteyen ziyaretçileri teşvik etmesini umduğunu dile getirdi.
İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ, serginin sadece kendi kurumlarına ait olmadığını, tüm İzmir ve Türkiye’nin kitapları olduğunu vurgulayarak, destek verenlere teşekkür etti.
Sergideki 61 nadir eser, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirası temsil ediyor. Seçki içerisinde 26 el yazması, 2 taş baskı ve 33 matbu eser bulunuyor. Dikkat çeken eserler arasında, Enverî’nin 1464-1465 yıllarında kaleme aldığı Düstûrnâme-i Enverî ve Kâtip Çelebi’nin 1732 yılında İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan Cihannüma eseri yer alıyor.
Kaynak: sonmuhur.com
